Mankurt, Türk kültüründe yer alan bir terimdir ve kökeni Orta Asya’daki Türk ve Moğol efsanelerine dayanmaktadır. Bu kavram, bir insanın geçmişini, kimliğini ve hafızasını kaybederek sadece köle gibi yaşamasını ifade eder. Mankurtlaşma, bireyin geçmişe olan bağlarını koparıp, kendi iradesine ve kültürel değerlerine yabancılaşması sürecidir.
Mankurt kelimesinin kökeni, Türk efsanelerindeki bir hikayeye dayanmaktadır. Efsaneye göre, düşmanlar, birini kaçırarak başına bir örtü geçirir ve zihnini kontrol altına alarak onu köle hâline getirir. Zamanla bu kişi, kendi kimliğini unutur ve sadece emirler doğrultusunda hareket eder. Bu ifade, bireylerin nasıl kontrol altına alınabileceğinin ve kültürel hafızanın nasıl kaybedilebileceğinin sembolik bir anlatımıdır.
Günümüzde, mankurt terimi sadece bireysel özgürlüğü yitirmek değil, aynı zamanda toplumsal hafızanın, kültürel değerlerin ve geleneklerin göz ardı edilmesi anlamında da kullanılmaktadır. Bu bağlamda, mankurtlaşma, modern toplumlarda yaşanan kimlik krizi ve kültürel erozyona dikkat çekmektedir. Bireylerin kendi köklerinden uzaklaşması, bu terimin günümüzdeki anlamını derinleştirmektedir. Mankurt, bireysel ve toplumsal hafızanın önemini vurgulayan dikkat çekici bir kavramdır.