Zahiri, İslam literatüründe “dışsal” veya “açık” anlamına gelir. Zahiri kavramı, dinî metinlerin yüzeyindeki anlamı ifade ederken, daha derin ve gizli anlamları dikkate almayan bir yaklaşımı temsil eder. Bu terim, özellikle Kur’an-ı Kerim ve hadislerin anlaşılmasında kullanılır.
Zahiri bir yaklaşım benimsendiğinde, İslam'ın temel kaynaklarındaki hükümler ve amaçlar, doğrudan metinlere dayanarak değerlendirilir. Bu durumda, kutsal metinlerin yorumu, sahih bir şekilde anlaşılmasına odaklanır. Zahiri görüşler, dinî hükümlerin açık ifadeleri üzerinde durur; bu da onu, anlam derinlemesine çözümlemelere girmeyen kesin bir metodoloji haline getirir.
Zahiri, çoğunlukla batıni (gizli) yorumlama yöntemleriyle karşıt olarak değerlendirilir. Batıni anlayış, metinlerin içsel anlamlarının ve sembolik yorumlarının daha fazla derinlik taşıdığı perspektifini savunur. Zahiri yaklaşım ise bu tür derinlemesine yorumları gereksiz bulur ve metinlerin doğrudan anlaşılmasını tercih eder.
Zahiri yaklaşım, özellikle İslami fıkıh ve usul alanlarında önemli bir yer edinmiştir. Bu bağlamda, klasik İslam hukukçuları, metinlerin zahirine dayanarak hüküm çıkarmayı esas almışlardır.