Feodal, tarihsel bir kavram olarak, ortaçağ Avrupa'sında egemen olan toplumsal, ekonomik ve siyasi sistemleri tanımlar. Bu sistem, genel olarak, toprak sahibi soylular ile bu topraklarda çalışan köleler veya serfler arasındaki ilişkilere dayanır. Feodalizm, özellikle 9. yüzyıldan 15. yüzyıla kadar Avrupa'daki sosyal yapıyı belirlemiştir.
Feodal sistemin temelinde, soyluların toprakları üzerinde tam bir kontrol sağlaması yatmaktadır. Bu ifade, zenginlik ve güç dengesinin soylulardan yana olduğunu gösterir. Soylular, topraklarını işleyen köylülere çeşitli haklar sunar; karşılığında ise köylüler, soylulara hizmet etme ve onlara vergi verme yükümlülüğünde bulunurlar. Bu ilişkiler, aynı zamanda, askeri sadakat ve koruma sağlama üzerine de inşa edilmiştir.
Feodal toplum, üç ana sosyal gruptan oluşur: soylular, ruhban sınıfı ve köylüler. Soylular, toplumun yönetici kesimini oluştururken, ruhban sınıfı dini otoriteyi temsil eder. Köylüler ise toplumun büyük bir kesimini oluşturur ve çalıştıkları topraklara bağlı olarak yaşamlarını sürdürürler. Feodal sistem, bu üç grup arasında sıkı bir bağlılık ve güç ilişkileri gerçekleşmesine neden olmuştur.