Faşizm, 20. yüzyılın başlarında ortaya çıkan otoriter bir ideoloji ve siyasi hareket olarak tanımlanabilir. Bu ideoloji, güçlü bir merkezi otorite, ulusal birlik ve ideolojik saflık vurgusu ile karakterizedir. Faşizm, bireylerin toplumsal önceliklerinin devlete ve ulusa tabi olduğunu savunur.
Faşizm, genellikle militarizm, anti-komünizm ve anti-liberalizm ile ilişkilendirilir. Bu ideoloji, farklı sosyal sınıflar arasında sınıf çatışmalarını reddederek, toplumun bir bütün olarak hareket etmesi gerektiğini öne sürer. Faşist liderler, güçlü bir liderin etrafında toplumsal bir birlik oluşturmanın gerekliliğini vurgular.
Faşist rejimler, kamuoyunu yönlendirmek için yoğun propaganda teknikleri kullanır. Medya üzerindeki kontrol, eğitim sisteminin ideolojik bir araca dönüştürülmesi ve muhalefetin bastırılması, faşist devletlerin en belirgin özelliklerindendir. Bu nedenle, faşizm, bireysel özgürlüklerin ve demokratik hakların yok sayıldığı bir sistemdir.
Faşizm, özellikle İtalya'da Benito Mussolini'nin ve Almanya'da Adolf Hitler'in liderliğindeki Nazi Partisi'yle belirginleşmiştir. Bu rejimler, totaliter yönetim biçimleri ile büyük bir toplumsal dönüşüm gerçekleştirmiştir.